• İsa Mesih

    "İsa, “Yol, gerçek ve yaşam Ben’im” dedi. “Benim aracılığım olmadan Baba’ya kimse gelemez." Read More
  • 1

“İnsanlar benim kim olduğumu söylüyorlar?” İsa bu soruyu öğrencilerine iki bin yıl önce yöneltti. Önemi, bu sorunun günümüze kadar dillerde dolaşmasını sağladı. Tarihin, en can alıcı bu sorusu dünya durdukça önemini koruyacaktır. O, değişik düşünce ve akımların kesin bir ayrımıdır. Her insanın tavır ve durumu O’na verdiği cevaba göre belirlenecektir.

Mesih İnancı’nın ayrıcalıklarından birisi de efendisi İsa hakkında söylenenlerden korkmaması, sıkıntıya düşmemesidir. Çünkü Mesih, öğretisini o denli sağlam kurmuştur ki, “cehennem kapıları bile güç getiremez. ” Düşünce özgürlüğünü en geniş anlamda teşvik eden, Mesih’tir. O’nun, bir insanı inanmaya veya istemediği bir şeyi yapmaya zorladığına ilişkin hiçbir kayıt yoktur.

 

 

Mesih İnancı, uzun tarih boyunca Carnegie Simpson’un dediği gibi, insanlardan asla kılıç zoruyla iman kabul etmemiştir. O’nun benimsediği iman, hem kalp, hem de düşünceye hâkim olan, kuşkusuz bilgiden doğan imandır. Bu ilkeden hareketle diyoruz ki, biz kimsenin İsa’nın Tanrılığına zorla inanmasını, yahut atasının inancına bağlanıp o inancı savunmak uğrunda yobazlık yapmasını, ona aykırı bir şey gördüğünde kinle dolmasını istemiyoruz. Tam tersi, herkesin önüne İsa hakkında söylenmiş değişik görüşleri seriyoruz. Sonunda doğru ve düzgün bir düşünceye ulaşmak için bu görüşleri eleyeceğiz.

 

A - Salt Tanrılık

Mesih İnanlıları arasında kullanılan anlamda “bedene girme’’ düşüncesini inkâr eden Gnostiklerin öğretileri belki en garip görüşlerden biridir. Bunlar, Mesih’in tanrılığını kabul etmişler; ama insanlığını tanımamışlardır. “Mesih ” dediler, “gerçek insan bedenine sahip olmaksızın insan bedeninde göründü. Doğmadı, acı çekmedi ve gerçekte ölmedi. Çünkü O, bedeni insanlara görünen bir gölge, hayaldir. ” Onlardan bir grup, İsa’nın vücudunun insanlarınkine benzemeyip özel, göksel bir cevherden olduğunu söyledi. Ancak bu görüş de Tanrısal vahyin gerçeği önünde tutunamadı: “Sevgili kardeşlerim, her ruha inanmayın. Tanrı 'dan olup olmadıklarını anlamak için ruhları sınayın; çünkü, birçok sahte peygamber dünyanın her tarafına yayılmışlardır. İsa Mesih'in beden alıp bu dünyaya geldiğini kabul eden her ruh Tanrı'dandır. Tanrı’nın Ruhu'nu bununla tanıyacaksınız. İsa'yı kabul etmeyen hiçbir ruh Tanrı'dan değildir. Böylesi Mesih karşıtının ruhudur. O 'nun geleceğini duydunuz Zaten, o şimdiden dünyadadır” (1. Yuhanna 4:1- 3).

 

B - Salt İnsanlık

Gariplik bakımından bu görüşün yukarıdakinden aşağı kalır tarafı yoktur. Çünkü sözcüleri, Mesih’in yalnızca insanlığına inanıyorlar. “Mesih” diyorlar, “mükemmel bir insandır, insanların en büyüğüdür. O halde en büyük önder, en yüce şehit ya da kahraman gibi onurlandırılması gerekir. ”

Bu sapıkların düşüncelerini çürüten en güzel cevap, belki de Dr. Conrad’a aittir: “Bunlar görüşlerinde yanılgı içindedirler. Çünkü, artık Mesih ’in kendisi hakkında kabul ettiği şeyleri de reddettikten sonra, O’nu bir önder ya da kahraman bile yapamayız. Zira bu durumda Mesih şu ikisinden biri olabilir: Ya sahtekârların en büyüğü, ya da kandırılmış bir zavallı. Her iki durumda da, O’na bir onur payesi vermemiz saçmalık olur. Gerçekten de Mesih, ibadet edilmeye lâyık değilse; en küçük bir saygıya da lâyık değildir. Çünkü O, kendisinin yüceltilmesini istedi, önünde yapılan secdeleri kabul etti ki, Allah değilse bu noktada kesinlikle haklı çıkarılamaz.”

 

C - Tanrılık ve İnsanlığın İsa’nın Kişiliğinde Birleşmesi

Yüzyıllar ve nesiller boyunca Kilise İman Yasalarının tüm dünyaya duyurdukları gerçek ve doğru görüş budur. Bu görüş özetle, Mesih’in iki yetkin doğaya sahip olduğunu bildirir. O kusursuz bir Tanrı ve kusursuz bir insandır.

Birisi sorabilir: “Kişileri, Kilise konsillerini Mesih ’in Tanrılığına inanmaya iten sebepler nedir? Bu iman, insanların uğrunda yaşayıp sırası gelince canlarından vazgeçtikleri bir düzeye nasıl erişti? İnsanlar O’nun Tanrılığına neden inanıyorlar? Aralarında seçkin kişilerin, fikir dünyasının en büyük isimlerinin bulunduğu bu insanların dayandıkları kesin ve susturucu kanıtlar nelerdir?”

İman etmeden ve insanları, Mesih’in Tanrılığına olan imanımızın doğruluğu konusunda ikna etmeden önce bu sorulara cevap vermemiz gerekmektedir. Bu ise kuşkusuz, konu hakkındaki kesin kanıtları ortaya koymamızı gerektirir.

 

a) Ön Bildiriler:

Dört bin yıllık bir zaman kesimi içerisinde bildirilmiş, tarihin başlangıcından Eski Antlaşma’nın son kitapçığına kadar uzanan birçok ayet vardır. Mesih İnanlılarının bu ayetleri uydurmakla suçlanmaları mümkün değildir. Çünkü, bu ayetler vahiy kayıtlarında Mesih İnancı’ndan önce yazılmıştır. En son ayetin yazım tarihi, İsa’nın bedene girmesinden dört yüz yıl önceye gider. Bu ayetler özetle; dünyanın kurtarıcısı olmak üzere insanlık doğasına bürünerek gökten gelecek Tanrısal bir kişiden söz etmektedir. Bu kişi, kadının neslinden olacak, İbrahim’in soyundan, -daha açıkçası Yahuda torunu ve Davut ’un evinden- gelecek, eksiksiz ve kirşiz olarak bakireden ve Davut’un kenti Beytlehem’de doğacaktır. O aynı zamanda her şeye gücü yeten, öncesiz ve sonsuz Allah'tır. Bu ise ancak bedene girme ve Tanrılığın insanlıkla birleşmesi durumunda gerçekleşebilir. Bu gerçeği vurgulayan ayetler çoktur. Bu nedenle aşağıda onların en açıklarını veriyorum:

Yeşaya’nın Peygamberliği: “Çünkü bize bir çocuk doğdu, bize bir oğul verildi. Başkanlık onun omuzu üzerinde olacak, adı: Olağanüstü Öğütçü, Yüce Allah, Sonsuzluk Babası, Esenlik Önderi diye çağrılacaktır” (Yeşaya 9:6). “Bunun için Rab, size bir belirti verecek; işte kız gebe kalacak ve bir oğul doğuracak, ve onun adını hnmanuel koyacak ” (Yeşaya 7:14).

Mezmurlar’dan: “Rab Rab’bime dedi: Ben düşmanlarını senin ayaklarına basamak koyuncaya kadar sağımda otur” (Mezmurlar 110:1). Bu, son derece yüce bir ifade olup Baba ile Oğul arasındaki ezelî konuşmanın bizzat Allah tarafından yapıldığını kanıtlamaktadır.

Mika’nın Peygamberliği: “Sen, Yahuda binleri arasında bulunmak için küçük olan Beytlehem lifrata, İsrail üzerine hükümdar olacak adam hana senden çıkacaktır. O'nun çıkışı eski zamandan, sonsuz günlerdendir” (Mika 5:2).

b) Mesih’in Sözlerinden Alınan Kanıtlar:

Tanrı Yoldaşı ünlü vaiz Spurgeon şöyle diyor: “Mesih dünya tarihindeki en büyük gerçektir. O’nun önünde her şeyin gerçek değeri ortaya çıkar. Tarihin tüm hatları O’nda birleşir. Tüm lütuf kervanları, O’nun istemine göre seyreder. Yaşamın tüm büyük amaçları, O’nun kişiliğinde gerçekleşmiştir. Bütün bunlara bir de mucizeleri, ağzından çıkan her kelimenin, her harfin doğruluğuna tanık olan olağanüstü işleri eklenecek olduğunda; O’nun sözlerinden alınan kesin kanıtı kabul etmekten başka çare kalmayacaktır. ” Mesih, kendisinde en az yirmi gerçeğin varlığını belirtmiştir. Bunların en önemlileri şunlardır:

 

Öncesizlik:

Bu belki de açıkladığı gerçeklerin en önemlisi, en büyüğüdür. Yahudi din adamlarına şöyle diyordu: “...İbrahim doğmadan önce ben varım ” (Yuhanna 8:58). Ayette geçen “ben varım’’ sözü, Allah’ın, Musa’nın sorusu üzerine, kendisini tanıtırken kullandığı kelimenin aynısıdır: “...Allah, Musa ’ya dedi: Ben, BEN OLANIM. İsrail oğullarına şöyle diyeceksin: Beni size BEN’İM gönderdi” (Çıkış 3:13-14).

Demek Mesih, kişiliğinde, Musa’ya, Horeb dağındaki çalıda görünen Öncesiz Allah’ın kendisini görmektedir. Yine İncil’in Yuhanna bölümünde Mesih’i bağış duasında şunları söylerken buluyoruz: “Baba, dünya var olmadan önce ben senin yanındayken sahip olduğum yücelikle şimdi beni yanında yücelt... Çünkü, dünyanın kuruluşundan önce sen beni sevdin” (Yuhanna 17:5-24). Bu sözcükler Mesih’in öncesizliğini vurguladığı gibi, O’nun “sonradan olma” olduğunu öne sürenleri susturmaktadır.

 

Gökten Gelme:

Yahudilerden bir toplulukla konuşurken şöyle demişti: “Siz aşağıdansınız, ben yukardanım. Siz İni dünyadansınız, ben bu dünyadan değilim ” (Yuhanna 8:23). Başkan Nikodim ile konuşurken şöyle buyurdu: “Gökten inmiş olan insanoğlun- dan başka hiç kimse göğe çıkmamıştır” (Yuhanna 3:13). İncil’in Vahiy bölümünde de şu ayeti okuyoruz: “Alfa ve Omega, birinci ve sonuncu, başlangıç ve son ben ’im ” (Vahiy 22:13).

Görüyoruz ki İsa, yalnızca gökten geldiğinden değil, yeryüzündeyken de gökteki varlığından söz ediyor.

 

Her Yer ve Zamanda Bulunması:

“Nerede iki ya da üç kişi benim adımla toplanırsa, ben de orada, onların arasındayım” (Matta 18:20). Dirilişinden sonra öğrencilerine şöyle dedi: “...Gidin, bütün ulusları öğrencilerim olarak yetiştirin. Onları Baba, oğul ve Kutsal Ruh adıyla vaftiz edin. Size buyurduğum her şeye uymayı onlara öğretin. İşte ben, dünyanın sonuna dek her an sizinle birlikteyim ” (Matta 28:19-20).

 

Sınırsız Güç:

Patmos adasında Yuhanna’ya göründüğü zaman şöyle dedi: “Var olan, var olmuş ve var olacak olan, gücü her şeye yeten Rab Tanrı diyor ki: Alfa ve Omega benim ” (Vahiy 1:8). “...Gökte ve yeryüzünde, görünen ve görünmeyen, şeyler, tahtlar, egemenlikler, yönetimler ve hükümranlıklar, her şey O’nda yaratıldı. Her şey O’nun aracılığıyla ve O’nun için yaratılmıştır” (Koloseliler 1:16). “Tüm kutsalların en değersiziydim. Yine de Tanrı ’da öncesizlikten beri gizli tutulan sırrın nasıl düzenlendiğini tüm insanlara açıklama ayrıcalığı bana verildi” (Efeslilere 3:8-9).

Ölüleri Diriltiyor:

“İsa, kentin kapısına tam yaklaştığı sırada, dul anasının tek oğlu olan bir adamın cenazesi kaldırılıyordu. Kent halkından büyük bir kalabalık da kadınla birlikteydi. Rab kadını görünce ona acıdı. Kadına, ‘Ağlama’ dedi. Yaklaşıp cenaze sedyesine dokundu. Sedyeyi taşıyanlar da durdular. İsa, ‘Delikanlı ’ dedi, ‘sana kalk diyorum!’ Ölü doğrulup oturdu ve konuşmaya başladı. İsa onu annesine geri verdi” (Luka 7:12- 15).

“...‘Lazar, dışarı çık!’ diye bağırdı. Ölü, elleri ayakları sargılarla bağlı, yüzü bezle sarılmış olarak dışarı çıktı. İsa oradakilere, ‘Onu çözün ve bırakın gitsin ’ dedi” (Yuhanna 11:43-44).

 

Dünyanın Yargıcı:

“İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtında oturacak. Ulusların hepsi O'nun önünde toplanacak, O da koy unları keçilerden ayıran bir çoban gibi, onları birbirinden ayıracak” (Matta 25:31-32). “Baba kimseyi yargılamaz, tüm yargılama işini Oğul'a vermiştir” (Yuhanna 5:22).

 

Kendisine İbadet Edilmeli:

“Böylece, herkes Baha'yı onurlandırdığı gibi Oğul'u onurlandırsın. Oğul'u onurlandırmayan, O'nu gönderen Baha'yı da onurlandırmaz” (Yuhanna 5:23).

Oğul’a Baba ile birlikte ibadet etmek, Eski Antlaşma’nın kutsalları arasında biliniyordu: “Rab'be korku ile kulluk edin, titreyerek sevinin. Oğlu öpün ki kızmasın, siz de yolda yok olmayasınız.. ” (Mezmurlar 2:11-12).

 

Günahları Bağışlıyor:

Yahudiler, Allah’tan başkasının günahları bağışlama yetkisine sahip olmadığını iyi biliyorlardı. Bu nedenle, O’nun felçli bir kişiye seslenişini duyduklarında şaşkına döndüler: “...İsa felçliye, ‘Çocuk, günahların bağışlandı' dedi.. Akıllarından geçeni hemen ruhunda sezen İsa onlara, ‘Aklınızdan neden böyle şeyler geçiriyorsunuz? ' dedi. ‘Hangisi daha kolay, felçliye, günahların bağışlandı, demek mi; yoksa, kalk, yatağını topla ve yürü, demek mi? Ne var ki, insanoğlu’nun yeryüzünde günahları bağışlamak yetkisine sahip olduğunu bilesiniz diye... ’ felçliye, ‘Sana söylüyorum, kalk, yatağını topla ve evine git!’ dedi. Adam kalktı, hemen yatağını topladı ve herkesin önünde oradan çıktı. Herkes şaşakalın işti. Tanrı 'yı övüyorlar, ‘böylesini hiç görmemiştik ' diyorlardı” (Markos 2:5-12).

 

Sonsuz Yaşam Veriyor:

“Koyunlarım sesimi işitirler. Ben onları tanırım, onlar da beni izlerler. Ben onlara sonsuz yaşam veririm. Hiçbir zaman mahvolmayacaklar” (Yuhanna 10:27:28).

 

Baha’ya Denk:

“Ben ve Baba biriz” (Yuhanna 10:30). “...Beni görmüş olan Baha'yı görmüştür... Bana iman edin, ben Baha'dayım. Baha da bendedir. Hiç değilse bu işlerden dolayı iman edin” (Yuhanna 14:8-11).

 

Kendisine Secde ve İbadet Edilmesini Kabul Ediyor:

Mesih’in, kendisine yapılan tapınma ve secdeleri kabul ettiğine şüphe yoktur. Halbuki, yaratılmışın bunu yapması caiz değildir. Anadan doğma kör adamla arasında geçen şu konuşmayı dinleyelim: "İsa, ... ‘Sen İnsanoğlu’na iman ediyor musun?’ diye sordu. Adam şu cevabı verdi: ‘Efendim, O kimdir? Söyle de, kendisine iman edeyim. ’ İsa, ‘O’nu gördün. Şimdi seninle konuşan O’dur’ dedi. Adam, ‘Rab, iman ediyorum' diyerek İsa’ya tapındı” (Yuhanna 9:35-38).

 

c) Öğrencilerin Tanıklıkları:

O’nun yüceliğini gözleriyle gören öğrencilerin tanıklıkları en ufak bir şüpheye yer vermeyecek kadar açık ve kesindir. Örnek olarak, yalnızca üçünü aktarıyoruz.

Tomas:

Bu öğrenci dirilişten sonra elindeki çivi izlerine dokunup mızrak ile delinmiş böğrüne elini koyunca, “Rab’bim, Tanrım” diyerek tapındı (Yuhanna 20:28).

 

Yuhanna:

"...Biz Gerçek Olan’dayız, O’nun Oğlu İsa Mesih’teyiz, Kendisi Gerçek Tanrı ve Sonsuz yaşamdır” (1. Yuhanna 5:20).

 

Pavlus:

Bu elçi vaazında şöyle der: "...Mesih de bedence onlardandır. O, her şeyin üzerinde hüküm süren, sonsuza dek övülecek Tarnı'dır" (Romalılar 9:5)

Responsive Layout

Callisto is built with a Responsive Layout, which means it automatically adapts to the viewing device, so will expand and contract accordingly to the size and resolution of the screen, whether mobile, tablet or desktop. This ensures a consistent, and easy to maintain, appearance for your site.